(3) Huseyin Sasmaz
Şu kadar var ki, günümüzde, Islâmda devletler hukukundan, islâm cihadının hükümlerinden bahseden yazarlarımızın bir kısmı, bu
hükümleri ihtiva eden âyetleri tefsir etmeye çalışan bazı kimseler,
meseleyi büyüterek dehşete kapılıyorlar. Bu gibi hükümleri Islâmın
nasıl kabul ettiğine şaşıyorlar. Kâfirlerden kendilerine yakın olanlarla savaşmayı Allah'ın nasıl emrettiğini bir türlü havsalaları kavramıyor. Müslümanların kâfirlerden kendilerine yakın olanlarla hemen savaşa katılmalarının gereğini izah edemiyorlar. Meseleyi bu
kadar büyütüyor ve dehşete kapılıyorlar. Nasıl olur da böyle ilâhî bir
emir olur, diye hayrette kalıyorlar. Bu sefer başlıyorlar böyle mutlak olan emirleri daha önce nazil olmuş âyetlerlerle kayıtlamanın yollarını aramaya. Ve birtakım te'vil yolları da buluyorlar...
Onların bu meseleyi neden bu kadar büyüttüklerini ve dehşete kapıldıklarını biz iyi biliyoruz...
Bir kerre onlar unutuyorlar ki, islâmda cihat sadece ve sadece
Allah yolunda olur.
Allah'ın yeryüzünde hakimiyetini temin etmek için yapılır.
Yeryüzündeki putları yıkıp Allah'ın gasbedilmiş olan saltanatını yeniden inşa etmek için cihada girişilir...
Kulları Allah'tan başka kullara kul olmaktan kurtarmak ve insana gerçek mânâda hürriyetini vermek için yapılır...
Allah'ın dinine girmek isteyenleri engelleyen fitneleri bertaraf edip yalnız Allah'a kul olmalarını sağlamak için yapılır... "Yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve din de yalnız Allah için oluncaya kadar..." islâmda cihat, bir beşerî sistemi bir başka beşer sistemine galip kılmak için yapılmaz...
İslâmda cihat, sırf
(Allah'ın sistemini insanların yaptığı sisteme galip kılmak için yapılır. .. islâmda cihat, bir milletin başka milletler üzerinde hegemonya kurması için değil, Allah'ın hakimiyetini kulların hakimiyetine üstün kılmak için yapılır...
İslâmda cihat, kullar ülkesinin kurulması için değil, Allah'ın mülkün de Allah hakimiyetinin kurulması için yapılır...
İşte bunun için islâmın bütün yeryüzüne yayılması gerekmektedir. Bütün insanlığı hürriyetine kavuşturmak için İslâmın dünyaya yayılması icabeder...
İslâm devleti hududunun içine girenler ile girmeyenler arasında hiç bir fark gözetmeksizin bütün insanları hürriyetine kavuşturmak için İslâmın yayılması lâzımdır...
islâm devleti hududunun içinde bulunmakla bulunmamak arasında bir fark
yoktur... Her taraf topraktır ve her yerde insanoğlu yaşar... Nerede
olursa olsun put puttur ve putperestler kulları kullara kul etmeye
çalışırlar...
Onlar bu gerçeği unutunca, tabiî olarak bir sistemin diğer bütün
sistemleri süpürüp atmasını hazmedemiyorlar, bir ümmetin başka
milletleri kendisine boyun eğdirmesini bir türlü anlayamıyor ve dehşete düşüyorlar.
Böyle düşününce de bu sistemin yerleşmesi normal olmuyor. Evet,
fiilen bu nizam, normal bir yerleşme imkânına eremiyor... Eğer durum böyle olmayacak olsa yerleşmesi de kolaylaşırdı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder