Dava taşıyıcılarına
".. Onlara yardımımız gelmiştir. Böylece istediğimizi kurtarırız.
Azabımız suçlu milletten geri çevrilemeyecektir.'*
İşte Allah'ın dine davet yolundaki nizamı budur. Bütün güç ve
takatlar kesilinceye kadar sıkıntılar, mihnetler devam edecektir.
Ancak bundan sonra ve insanların her çareye başvurmaları neticesinde
zafer gelip yetişecektir. Allah'dan gelen zafere lâyık olanlar kurtulurlar. En katı insanları dahi dehşete düşüren gazap ve savlet inanmayanları sarıp mücrimleri yok ederken mü'minler zafer ve kurtuluş içinde olacaklardır.
Evet, hiç kimsenin karşı koyup mani olamayacağı Allah'ın kudreti mücrimleri kasıp kavuracaktır.
Bütün bunlar zaferin ucuz olmadığını gösterir. Evet, zafer bir
oyuncak değildir. Eğer zafer ucuz olsaydı hergün ortaya bir takım
sahte dâva adamları çıkar. Hiç bir külfeti olmayan veya gayet az olan
dâva peşinde koşarlardı. Hak bir dâva manasız ve oyuncak olamaz.
Böyle bir dâva beşeri hayatın temelini ve nizamını teşkil eder. O'nun
için böyle bir dâvayı, dâvanın meşakkatlerini yüklenemeyecek sahte
dâva adamlarından korumak gerekir. Zira onlar dâva uğrunda mücadeleden korkarlar. Dâva adamı postuna büründükleri zaman da
şaşırıp kalırlar. Onun mesuliyetini yüklenemezler. Ve derhal çekilirler. Ve neticede sağlam ve samimi insanlardan başka kimsenin tahammül edemiyeceği güçlüklerin mihenk taşında hak ile batıl kesin hatlarla yek diğerinden ayrılır. Mert ve sağlam ınsanıar. Allah yolundan bir an olsun geri durmazlar. Hattâ zaferi hayatlarında göremiyeceklerini bilseler bıle...
Allah'ın davası belirli ve kesin kazancı olan kısa vadeli bir ticaret değildir. Ki; kazanmadığı takdirde bırakılıp daha kârlı ve kolay
bir dâva seçilsin.
Catıiliyet toplumlarında — ki, bu toplumlar her zaman ve mekânda Allah'a ve O'nun nizamına bağlanmayan toplumlardır — Allah dâvasına sarılanlar; rahat bir gezintiye çıkmadığını, kısa zamanda meyvesini veren bir işe girişmediğini bilmeli ve kendilerini ona
göre hazırlamalıdırlar. Bunlar iyi bilmelidirler ki, karşısına çıktıkları cahiliyet kitlesi her türlü güç ve paraya sahiptir. Halkı kolayca aldatmasını bilen, karayı ak göstermesini meslek edinen insanlar o kitlededir. Bunlar davanın liyakatli ve gerçek sahiplerini halka düşman tanıtırlar. Tahakkuk edecek davanın halkın zararına olacağını
ileri sürerek halkı ayaklandırırlar.
Bilmek gerekir ki, Allah'ın davası çok külfetlidir ve cahiliyetin
mukavemeti karşısında bu külfetler daha da artacaktır. Bunun için
— daha isin başındayken — zayıf ve aldatılmaya müsait olan kimselerin bu dâvayı yüklenmeye kalkmasına müsade edilmemelidir.
Dâvayı yüklenecek kimseler bu neslin içinde temayüz etmiş seçkin
insanlar olmalı. Bunlar din uğruna çekilecek eza ve cefayı rahat ve
selamete tercih ederler. Sayıca az olmakla beraber kısa veya uzun
cihatlara girerler. Ancak Allah'ın kendileriyle kavimleri arasında
hak ile hükmetmesinden sonra bu yalnızlıktan kurtulurlar ve insanlar fevc fevc Allah'ın dinine girerler.
cilt-8-say-492-493
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder