17 Kasım 2013 Pazar
ENGİN REALİTE
ENGİN REALİTE
Bu sağlam, temiz, emin, doğru ve gerçekçi ifadeler; sadece kıssada geniş yer tutan insan şahsiyetlerini tahlil etmekle kalmıyor. Hadiselerin cereyan ediş tarzı da; zaman, mekân, içtimai bünye, tabiat
vesaire bakımlarından ayni gerçekçi ifadelerle tahlil ediliyor. Her
hareket, her ayrılık, her kelime en münasip şekliyle en uygun zamanda zikrediliyor. Teşhir sahnesinde her şey yerli yerine oturtulmuş.
Hadiselerde rol oynayan her varlık; taşıdığı öneme, aldığı role ve
hayatın akışıyla olan münasebetine göre projektörlerin ziyası altında veya loş bir köşede yerini almıştır... Biraz önce zikrettiğimiz gibi,
bu ifade ve üslûp tarzı insan şahsiyetlerinin tahlilinde de ayni gerçekler içinde cereyan ediyor.
Cinsi mevzular dahi insanoğlunun şerefli mevkiine en lâyık şekilde, temiz bir program halinde yerli yerince bayan edilmiştir. Bu
beyanlar yapılırken beşerî hakîkatlar üzerinde her hangi bir tahrif,
tebdil, eksiklik veya fazlalık yapılmış değildir. Hadiselerin diğer yönlerine olduğu kadar bu yönüne de önem verilmiş ve anlatmalarda
realiteler hâkim olmuştur. Diğer hususlarda olduğu gibi, cinsi meseleler üzerinde durulurken de edebiyat yapılıp beşer varlığının bütün
hususiyetleri bu noktaya bağlı imiş gibi yanlış bir tutum içine girilmemiştir. Bu noktanın, beşeri çevreleyen gerçeklerin hayat mihveri veya hayatının hedeflerini teşkil eden bir unsur imiş gibi gösterilmesinden kaçınılmıştır. Halbuki cahiliyet bunun tam tersini yapmakta,
edebiyat adına cinsî mevzuları istismar ederek bunları hayatın yegâne temel unsurları imiş gibi göstermektedir!.
Cahiliyet, beşer alemini, edebiyata sadakat, sanata hürmet gibi
telkinlerle pek korkunç durumlara sevketmektedir. Dişilik erkeklikle alakalı meseleleri halkın nazarında öylesine işler ki, cinsi mevzuun
beşer hayatını her yönüyle çevreleyen en önemli mevzu olduğunu
zannedersiniz.
Böylece geniş ve derin bir bataklık meydana getirir.
Bu bataklığı birtakım şeytani çiçeklerle süslemeyi de ihmal etmez!..
Cahiliyet bunları yaparken bunların birer hakikat olduğuna inandığı için yapmaz, ihlâs ve samimiyetinden dolayı böyle bir hakikatin
tasvirine girişmiş de değildir.
Sadece "Siyonizm protokolü" nün emrini yerine getirmek için bu hareketlere girişir.
İnsanoğlunu hayvani
duyguları dışındaki bütün değerlerinden soymak ister. Böylece, madde dışındaki bütün manevi değerlerinden kopan yahudiyi yalnız bırakmayacaktır.
Cinsi mevzuları işleye işleye bir bataklık meydana
getirir.
Bütün beşeriyetin bu bataklığın çamurlarına gömülüp hayatin gerçek değerlerini göremez hâle gelmesini ister. Bütün dikkatler
bu bataklığa çevrilmeli bütün enerjiler burada tüketilmelidir! Beşeriyeti dejenere edip harap hâle getirmenin en emin yolu budur!
Bu
metot iyi tatbik edildiği takdirde bir gün bütün beşeriyet pusuda
bekleyen mel'ûn siyonizm hükümranlığına boyun eğip önünde diz çökecektir.
Cahiliyet bütün bu şer yollarında edebiyat, sanat gibi şeyleri
istismar ettiği gibi hedefe bir an önce varabilmek için birtakım ilmî nazariyeleri yaymayı da ihmal etmez,
Bazan Darwin nazarıyeleri
ni, bazan "Freudizm" i, bazan "Marksizm" i veya "İlmî sosyalizm" i
bayraklaştırdıklarını görürsünüz... Korkunç Siyonizm'in plânlarını
gerçekleştirmek yolunda bunların hepsi de aynı şeylerdir!...
cilt-8-say-336-337
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder