(2) Huseyin Sasmaz
Kendilerinin müslüman olduklarını İleri süren bir takım budalalar da bu sahte ve aldatıcı "tabela" lara kanmaktadırlar... Bu budalalardan bir kısmı da yeryüzünde İslâmın yayılması için çalışırlarken onun cahiliyedin karşısına dikilmesine ve hâkim olan düzenin karşısına çıkmasına cüret edemiyorlar... Hatta bu sistemleri oldukları
şekliyle ortaya koyup açıkça şirk ve küfür sıfatıyla tavsif etmekten
çekiniyorlar... Ayrıca geçerli düzenden memnun olan kalabalık halk
yığınlarına da hâkim düzenin gerçek vasfını açıklamıyor ve bunu belirtmekten sakınıyorlar. Ve işte bütün bunlar müslümanların cahiliyetin karşısına tam ve mükemmel olarak dikilmelerine engel teşkil
ediyor.
Böylece o sahte tabelalar yoluyla yeni doğmakta olan İslâm hareketi uyuşturulup, şuurlu olarak İslâmı anlamak ve yaşamak isteyenlerin önüne bir engel olarak dikiliyor ve bu da bu dinin arta kalan kısımlarını ve köklerini yok etmek isteyen yirminci asrın cahiliyetinin karşısına İslâmi bir hareketin çıkmasına engel oluyor.
Benim kanaatıma göre — İslâm dâvasına bağlı bulunanlar arasındaki — bu budalalar şuurlu olarak İslama düşman olan ve bunu
açıkça ilan edenlerden filizlenmek üzere olan İslâm hareketi için çok
daha tehlikelidir. Bu dinin düşmanları kendi isteklerine uygun olan
geleneklerin, âdetlerin, düşüncelerin ve akımların üzerine bu sahte
İslâm tabelasını asıyorlar. Bu da gerçek İslâm şuurunu yok etmek
için kafi geliyor.
Şurası asla unutulmamalıdır ki, islâm şuuruna sahîb olarak gerçek İslâmı tatbik edip te — nerede ve ne zaman olursa olsun — cahiliyetin durumunu da gerçek manasıyla bildikten sonra İslâm her zaman cahiliyeti yener ve ona galib gelir.
Yeryüzünde bu din ve bu dâva için çalışanların üzerine düşen en
mühim vazife cahiliyet erbabı tarafından asılmış bulunan bu sahte
tabelaları indirmektir. Bu dini kökten yıkmayı hedef alan bu maskeleri yırtmaktır. Nerede ve ne zaman olursa olsun başlayacak İslâm
haraketi ilk önce bu sahte tabelaları indirmeli, maskeleri yırtmalı ve
cahiliyetin sahte çehresini açığa çıkarmalıdır. Cahiliyetin gerçek çehresi şirk ve küfürden ibarettir... Ve halka içinde bulundukları durumu olduğu gibi göstermek gerekir. Ancak böylece
onların hakiki durumlarını öğrenmeleri veya Islam hareketi tarafından öğretilmesi mümkün olur.
Bu gün onların durumu da Ehli Kitabın içine düştüğü durumun aynısıdır.
İslama tamamen zıd düşen cahiliyetin yalancı çehresini açıklamak ve belirtmek zorunda kalmışlardır. Bunun en güzel örneği T ü r k i y e de oynanan oyundur. Sözde de kalmış olsa bile bir
takım müesseselerin yıkılması Peygamber efendimizin şu hadisi şerifine tıpa tıp uymaktadır :
"Bu din ilik ilik sökülecektir. Sökülecek ilk ilik idare, son ilik ise
namazdır."...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder